05 Ekim 2009, İstanbul
03 Ekim cumartesi günü, sabahın erken saatlerinde Ankara'ya gitmek üzere yola çıktım. Önemli bir toplantı için: İl ve Bölge Temsilcileri buluşması.
İstanbul'da sabah erken uçağa binmeniz, en geç 05.00 gibi kalkmanız anlamına gelmektedir. Bir iki seyahat üst üste gelince de; uykusuzluk, yorgunluk olabiliyor. 'Bugünü nasıl çıkartacağım' diye kaygılanırken, Federasyon'a vardım. Asansör ile 6. kata çıktım ve kapı açıldı.
Kapının açılmasıyla güleryüzlü TSF çalışanları beni karşıladılar. Her biri özel bir gün için hazırlanmışlardı. Şıklıkları dikkat çekiciydi.
Toplantımız başladı. Saydım tek tek: 80 kadar isim bir aradaydı. Sonra da hazirun cetveline baktım. 63 İl ve 5 Bölge Temsilcisi, AYGEG üyeleri... Neredeyse herkes oradaydı. Ne büyük bir mutluluk ve motivasyon. Kim için? Benim için tabiî ki. Ne yorgunluk, ne başka bir şey...
Efendim müsadenizle arz edeyim: Ben bir çok STK'da görevler alıyor, çalışıyorum. Böylesi yapılanmaların rutin çalışmalarını takip ediyorum. TSF olarak genelden birkaç adım öndeyiz. Art arda büyük organizasyonlar gerçekleştiriyoruz ve her birine eksiksiz hazır oluyoruz. Bir çok kurumun yılda bir gerçekleştirirken zorlandığı organizasyonları, biz ayda 4-5 kere yapabiliyoruz: Aynı heyecan ve başarıyla.
Genel Sekreterimiz Erman Üsküdarlı nezdinde tüm TSF çalışanlarına teşekkür ediyorum. Fırsat yakalayıp kendi kendimizi övmek için değil: Bir gerçeği ortaya koymak, hakkı teslim etmek adına teşekkür ediyorum.
Birbirimizden karşılıklı etkileşerek ilerliyoruz. İl temsilcilerimiz ve TSF çalışanları beni motive ettiler: Yeni bir güne...
Tolga Mert Gülebay. 9 yaşında ve bir satranç sporcusu. Mart 2009'da bir çorba tarifi kaleme almış. Ağustos 2009'da da bir şiir. Pazartesi gününün üzerimizdeki baskısını hafifletmek, sizleri tebessüm ettirebilmek adına aşağıda paylaşıyor ve saygılarımı sunuyorum.
Merhaba bugün size yeni bir çorba tarifi vereceğim;
SATRANÇ ÇORBASI
Gerekli Malzemeler: 2 ölçek at, 2 çorba kaşığı fil, 2 tutam kale, 1 su bardağı vezir, 8 gram piyon ve bir tatlı kaşığı şah, bir de çorba yapacağımız 64 kareli düz tencere, işte bize gerekli malzemeler bu kadar.
Yapılışı: Öncelikle 64 kareli düz tencereyi alın, tezgaha koyun 1. yataya bir tutam sağa bir tutam sol başa kaleleri dökün, yanlarına 1'er ölçek at koyun, onların da yanına 1'er çorba kaşığı fil koyalım. Boş kalan sol tarafa 1 su bardağı vezir koyup, kalan yere de bir tatlı kaşığı şahı yerleştirin. 2. yataydaki 8 karenin her birine 1'er gram piyon koyduktan sonra, düşünerek bir müddet karıştırın, düşünün tekrar karıştırın, aynı şeyi şah ölünceye kadar tekrar edin. Şah'ın öldüğünden emin olunca; mat diyerek servis yapabilirsiniz.
SATRANÇ
En büyük silahtır, Piyon
Hepsi gitse, kalan en son
Varınca tahtanın son hanesine
Yükselir Vezir rütbesine.
Kale gururla durur
Fırsat bulursa çok sert vurur,
Sağa, sola, öne, arkaya,
Korku salar tüm tahtaya.
Atlar zıp zıp zıplarlar
Merkezde otururlar
Bir kenarda kalsınlar
Sinirinden patlarlar.
Fillerin yok sağı, solu
Çaprazdır onların yolu,
Uzak dövüş ustasıdır,
Şiş atmanın hastasıdır.
Ahtapot gibidir Vezir
İstediği gibi gezinir,
Saldırırsa tempo, dizi,
Ezer geçer hepimizi,
Şah bizim her şeyimiz
Onu korumak tüm derdimiz,
Eğer onu kaybedersek,
Rakibi tebrik ederiz.
|