| Pazar Yazısı:Şanssızlığını Yenen Şampiyon ODTÜ |
| Pazar, 12 Ekim 2008 01:00 |
|
2008 Türkiye Kulüpler Şampiyonası'nda bütün maçlarını kazanarak Türkiye İş Bankası Satranç Ligi'nde oynamaya hak kazanan ve yıllarca bir türlü birinci lige yükselemeyen ODTÜ, Türkiye'de satrancın en yaygın olduğu, bir dönem okulda seçmeli ders olarak bile verildiği satranç kültürü zengin bir ortama sahip. Eski bir ODTÜ Spor Kulübü oyuncusu ve ODTÜ mezunu olan TSF Basın Koordinatörü Özgür Akman, Türkiye Kulüpler Şampiyonası'nda mutlu sona ulaşan ODTÜ'de satrancın yerini inceledi, şampiyonluğun hikayesiyle birleştirerek TSF websitesi için hazırladı. ODTÜ'nün Niye TSF Web Sitesinde?
İTÜ, Pamukkale Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Hacettepe ve Ankara Üniversitesi gibi güzide üniversiteler birinci ligde yer aldılar, hatta İTÜ yıllarca ligin en iyi takımları arasında yer aldı. 2001 yılıdna şampiyonluğu da bulunan İTÜ'nin birçok oyuncusu üniversite ile bağlantılı olsa da ODTÜ'de daha çok satranççı ve daha zengin bir satranç ortamı vardı. Türkiye'nin ilk üniversite satranç topluluklarından birisi olan ODTÜ'de sürekli olarak bir satranç ortamı oldu. Geçen hafta Türkiye İş Bankası Satranç Ligi'nde şampiyonluğa ulaşan Truva'yle ilgili kulübün başkanı Menderes Çoban'la yaptığımız röportajı yayınlamıştım. 2008 Türkiye İş Bankası Satranç Ligi Şampiyonu Truva, 2007 yılının Türkiye Kulüpler Kupası Şampiyonu İSEK Aquamatch ve 2008 yılının Türkiye Kulüpler Şampiyonu ODTÜ farklı kulüp yapılarıyla dikkat çekiyor.Büyükustalarla satranç merkezinden yetişen öğrencileri buluşturma projesiydi , öğrenci odaklı takım ve adım adım büyümeyi hedefleyen iddialı bir satranç kulübü kulüplerin çeşitli yollar izleyebileceğini gösteriyor. Bu nedenle gelecekte başka kulüpleri de TSF sayfalarına taşımak niyetindeyim. Bununla birlikte bbu yazının amacı hikayeyi tarafsız olmaktan ziyade "içeriden" yansıtmak. Not: Fotoğraflar için ODTÜ Satranç Topluluğu'na ve ODTÜ Spor Kulübü'ne teşekkürler.Zengin ve Kayıt Dışı Bir Satranç Kültürü
ODTÜ Satranç Topluluğu'nun yaklaşık 30-40 yıllık bir geçmişi olmakla birlikte topluluğun bütün çabalarına rağmen bir tarihçe metni çıkarılamadı. Satranç camiasının içinde birçok ODTÜ'lü var ve büyük bölümü topluluk etkinliklerine katılmıştır. Bu uzun geçmişe karşın, bu dönemle ilgili eski topluluk üyelerinin üzerinden uzun yıllar geçtiği için tozlanmış anılarından fazlasını bulmak çok güç olduğundan ve yazıyla doğrudan ilgisi olmadığından bu bölümü isimsiz ve kısaca geçiyoruz.
ODTÜ'de Hacettepe Üniversitesi takımı...Hangi turnuva mı? Hiçbir bilgi yok...Fotoğraftakiler arasında soldan ikinci ve kupayı tutan kişi IM Kıvanç Haznedaroğlu'ndan başkası değil. Öteki kupayı tutan ise artık aktif satrançtan uzaklaşmış olan Alev Solak. (Fotoğraf: ODTÜ Satranç Topluluğu websitesi arşivi)
Bir yandan müzikal topluluğuna bir yandan da satranç topluluğuna kendini adayan Tolgay'ın İstanbul'da bir cumartesi sabahı hepimizden önce uyanıp web sitesine yazı hazırladığını (Tolgay'ın bu işi amatörce yapmasının değerini şimdi daha iyi anlıyorum), ODTÜ'nün ünlü çimlerinin üzerinde topluluk belgelerini önüne serip neler olduğunu heyecanla anlattığını hatırlıyorum. Tolgay'a yardımcı olan arkadaşların hepsinin isimlerini anmıyorum; ama onlar da Tolgay'a üniversite topluluğunda ne kadar destek olunabilinirse o kadar destek oldular.
Son sene ise artık değişim öğrencisi olarak İngiltere'ye giden Tolgay Pekin, bayrağı eski Türkiye Bayanlar Şampiyonlarından Nazlı Pınar Aydın'a devretti. Bayrağı devrettiği yeni topluluk başkanı Nazlı Pınar Aydın'ın da hakkını teslim etmek gerek. İkisi de bir üniversite öğrencisi (hatta ODTÜ gibi eğitimin zorlu olduğu bir okulda) bir satranç topluluğu için ne kadar zaman ayrılabiliyorsa o zamanı ayırdılar. ODTÜ'nin "Talihsizliğinin" Başlangıcı Öncelikle ODTÜ'nün her zaman ikinci ligde iddialı bir takımı olduğunu belirtmeli. Kulüpte daha çok ODTÜ'de okuyan veya mezun isimler yer aldı; fakat birinci lige çıkmak türlü talihsizliklerle mümkün olmadı. Geçtiğimiz yıllarda sadece masa puanına bakılırken son üç turda birinci lige çıkmak için sadece 0,5 gerekip (o zaman altı masa üzerinden oynanan takımlarda sadece 0,5/18'lik bir skorun birinci lige çıkmaya yettiği anlamına geliyor bu!!) iki hükmen mağlubiyet ve bir 0-6'lık yenilgiyle talihsiz mucizenin gerçekleşmesi adeta ODTÜ'nün bu konudaki talihsizliğinin başlangıcı oluyordu. Böylece hep birinci lige çıkabilecek güçte olup, birinci lige çıkamayan ODTÜ takımının talihsizliği başlıyordu... 2005: Şanssızlığın Adı Türk Hava Yolları! 2005'ten itibaren Tolgay Pekin'in topluluk başkanı olmasıyla birlikte yeniden güçlü bir takım oluşturulmaya başlandı. 2005 yılında neredeyse tamamı ODTÜ öğrencilerinden oluşan bir kadroyla son tura lider giren ODTÜ, THY ile eşleşmişti. THY, o tura yabancı oyuncularını getirerek ODTÜ'yü yenip şampiyonada ikinci olurken, yenilen ODTÜ ise yedinci olmuştu. Bütün masaları aniden güçlenen THY, artık gerçek kadrosuyla çok güçlenmiş ve o dönem play-off oynandığı için iki kulüp son tur karşılaştıktan sonra birbirine rakip olmuştu. 2005 Türkiye Kulüpler Şampiyonası'nda şanssızlık "Türk Hava Yolları" yüzüyle ODTÜ'nün karşısına çıkarıyor, daha denk takımlarla eşleşebilecekken, ODTÜ eşleşebileceği en kötü takımla üç maç oynamak durumunda kalıyordu. Böylece ODTÜ'de sürpriz olmayan bir şekilde THY'ye yeniliyor ve Türkiye İş Bankası Satranç Ligi hedefini başka bir bahara bırakıyordu. 2006: Geldi, Gördü...Ve Çıkamadı... 2006 yılı ODTÜ'nün en hazin yılı oldu. Kadro ve ligin seviyesi ODTÜ'yü Türkiye İş Bankası Satranç Ligi'ne çıkarmak için yeterliydi. Yine kritik anlarda kazanılması gereken maçları kazananamak ve şanssızlık ODTÜ'nün peşindeydi. Takıma 2006'da Tarık Selbes'in ve bu satırların yazarının katılması kadroyu daha da güçlendirmişti. Takım güçlenirken adeta ODTÜ'nün üzerindeki uğursuz bulutlar da büyüyordu. O dönem genç masada da oynayabilen Selbes'in katılımı ODTÜ'lüleri Türkiye İş Bankası Satranç Ligi için ümitlendirmişti. Son kez altı masayla oynanan kadroda birinci masada oynayan Taylan Butros da Amerika'da okurken, ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümüne değişim öğrencisi olarak geldiği için bütün takım ODTÜ'lülerden oluşuyordu. Taylan Butros, Özgür Akman, Can Kabadayı, Tolgay Pekin, Nazlı Pınar Aydın ve duruma göre hem genç masada hem de ikinci masada oynayabilen Tarık Selbes'in yanı sıra yedek Yusuf Sina Yılmaz ile ODTÜ'lüler nefeslerini tutarak Konya'daki arkadaşlarını izlemeye başladılar. Üçüncü turda rakip Manisa Doruk Koleji'ydi. Boris Savchenko'lu kadrosuyla daha sonra şampiyonluğa ulaşacak olan Manisa takımı, ODTÜ karşısında zorlanmış ve maç berabere bitse de aslında yenilgiden kurtulan taraf güçlü Manisa ekibi olmuştu. Ertesi turda Adana Anatolia'ya yenilince, ODTÜ 3,5-2,5 kaybetti. Son tura kadar kayıpsız gelen ODTÜ'nün son turdaki rakibi ise Diyarbakır G.S.K.'idi. İbrahim Tofan'ın önderliğinde Diyarbakır'ın güçlü kahve satranççıları yeniden Türkiye İş Bankası Satranç Ligi'ne dönmeyi hedefliyordu. ODTÜ, 3-0 öne geçmesine rağmen, maç 3-3 sona erince ODTÜ 8-13.dereceleri paylaştı. Bu altı kulüpten sadece birisi play-off'a kalacaktı. ODTÜ, aynı masa puanı topladığı Antalya Sağlık ve Kastamonu Meslek Yüksekokulu ile birlikte potadaydı; ancak Berger hesaplarında Antalya Sağlık'ın gerisinde kalıp dokuzuncu oldu. Bütün takım da yıkılmış bir şekilde Ankara'ya döndü. Bütün takım çok büyük hayalkırıklığı yaşamıştı ve Konya'dan Ankara'ya kadar yolculukta kimsenin kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. ODTÜ'nün talihsizliği devam ediyordu. 2007: Terk! Artık Türkiye Kulüpler Şampiyonası'nda kulüplerin 16 Yaş Bayan ve 16 Yaş Genel masa bulundurma zorunluluğu vardı. Yine kulüple ilgilenenler kafa kafaya verip, bir transfer planlaması yaptılar. Daha sonra Gönülden Seda Alev ve Onur-Sinan Uygur kardeşler ODTÜ'ye geldiler ve 2007 Türkiye Kulüpler Şampiyonası için yaş grupları oyuncuları hariç tamamı ODTÜ'lülerde oluşan bir takım kurılmuştu.
2007 Türkiye Kulüpler Şampiyonası'nın hemen ardından(sağ alt köşedeki tarihi aksine) çekildi.
Yine de Türkiye Kulüpler Şampiyonası ana listeleri açıklandığında bu kez kadrolar oldukça güçlenmişti. Atalık'larla birlikte çok güçlü bir kadro kuran İSEK Aquamatch, GM'ler Gadir Hüseynov ve Eltaj Seferli'nin olduğu Adana Truva, IM Sanikidze, WGM Charklashvili'li kadrosuyla Servergazi Belediye, IM Sulashvili, 2006 Türkiye Üniversiteler Şampiyonu Deniz Arman, WIM Betül Cemre Yıldız'lı Anadaolu Kaplanları, GM Annageldyev'li Manisa Satranç İhtisas gibi rakiplerle ODTÜ'nün işi bu kez çok zor olacaktı. 2006'da kaçan tren çok aranacaktı belki de... Nitekim ikinci turda Yalova 75.Yıl Ziya Gökalp ile 4-4 berabere kalan ODTÜ, daha "ağır toplarla" mücadele etmeden ilk yarayı aldı. Yalova takımı 13 puan alarak altıncı olduysa da reyting favorisi olan bir takımın ikinci turda berabere kalması genellikle iyi şeylerin habercisi değildir. Beşinci turda Manisa İhtisas'ı, Tarık Selbes'in GM Annageldyev ile berabere kalmasıyla 4,5-3,5 yenip ODTÜ'lüler ümitlerini arttırdıysa da altıncı turda geçen yılın şampiyonu İSEK Aquamatch karşısında alınan yenilgi takımı gerçeğin soğuk yüzüyle karşılaştırdı: 1-7. Ertesi tur rakip Anadolu Kaplanları'ydı ve bu maç ölüm kalım maçıydı. ODTÜ, bu kez bir başka güçlü ekibe bu kez 4,5-3,5 yenildiyse de hala şansı vardı. Son tur rakip Antalya Deniz Gençlik maçı olacaktı. Antalya Deniz Gençlik karşısında gelecek bir galibiyet, mucizevi bir şekilde dördüncülüğü getirebilirdi. Artık play-off olmadığı için ilk dörde girmek birinci lige çıkmak anlamına gelebilirdi; ama rakibine 4,5-3,5 yenilince çıkan taraf rakipleri oldu. Kritik anlarda yapılan masa başı hataları, artık kazanmaktan başka çare yokken yapılan berabere teklifleri gibi hatalar iyi bir takımın "kazanan" bir takıma dönüşmesine engel olabiliyor. Bu satırların yazarı da dahil olmak üzere herkes "en iyisi tası tarağı toplayıp gitmek" diye düşünerek Konya'dan yine hüzünlü bir dönüş yolculuğuna çıktı. Takım dağılma noktasına gelmişti... 2008: Konya'da Temmuz Ayında Yağmur Yağdı! ![]() Şubat ayı geldiğinde kulüple ilgili fazla hareket olmamıştı. Takımın kaptanı Tolgay Pekin, İngiltere'ye değişim öğrencisi olarak gitmişti. Takımdan canı yanan herkes kulüple ilgili fazla istekli görünmüyordu. ODTÜ Sosyoloji Bölümü'nü kazanan WFM Aslı Bayrak, takıma transfer oldu. Takımdan ayrılan bendenizin yerine İstanbul İl Birinciliğinde eş puanla birinciliği paylaşmış olan Gani Eren Akça geldi. Takım yine yabancısız oynayacak gibi görünürken son anda inanılmaz bir gelişme yaşandı. Takımın oyuncularından birisinin bir akrabasının takıma ufak; ama hayati önemde bir sponsorluk yapmaya karar vermesiyle takımın birinci masasına dört büyükusta normlu Bulgar IM Milen Vasilev geldi. Dresden'deki 2008 Satranç Olimpiyatları'nda Bulgar Olimpik Bayan Takımı'nın antrenörlüğümü de yapacak olan Vasilev'in katılmasıyla herkes bir masa aşağıya kaydı ve takım çehre değiştirdi. Birinci lige çıkmaya oynayan şanssız takımdan, kulüpler şampiyonasının açık favorisi haline geldi. Toplulukta emeği geçen herkes de Konya'daki maçları büyük bir keyifle izledi. Çile doldurulmuş, keyif yapma zamanı gelmişti. Sabrın sonu selamettir!
2008 Türkiye Kulüpler Şampiyonası'na ODTÜ bu kez favorilerden birisi olarak başladı ve üst üste galibiyetler aldı. Yıllardır süren şanssızlığın acısını çıkarmaya niyetli olan ODTÜ'lüler, hiç beraberlik yapmadan bütün maçlarını kazanarak rahatça 2008 Türkiye Kulüpler Şampiyonası'nda mutlu sona ulaştı. Şampiyonluğun kesinleştiği akşam, Konya'da bir anda yağmur yağmaya başlaması, âdeta gerçekleşmesi mucizevi bir şeyin gerçekleştiğini anlatıyordu.
Öncelikle IM Vasilev'in transferiyle takımın en güçlü Türk oyuncusu ve Türkiye'nin en güçlü "amatör" oyuncularından Tarık Selbes'in ikinci masaya kayması takımın gücünü oldukça arttırdı. Geçtiğimiz yıl İstanbul Açık'ta IM normu alan 2008 Üniversiteler Türkiye ŞampiyonuTarık Selbes'in zorluğuyla ünlü ODTÜ Makine Mühendisliği öğrencisi olduğunu da belirtelim. Ayrıca dördüncü masada bu yıl ilk kez ODTÜ'de oynayan ve 8/8 yapan Gani Eren Akça da bütün maçlarını kazanarak takımın dördüncü masadaki "forveti" oldu.
Şampiyonluk yemeği...
ODTÜ'nün Türkiye İş Bankası Satranç Ligi'ne çıkmasıyla Türkiye İş Bankası Satranç Ligi'nde yine bir Ankara takımı yer alacak.
Bu incelemeyle de yetinmedim ve Türkiye Kulüpler Şampiyonası sonrası eski takımımın arasına karışarak, takımın kaptanları ve son topluluk başkanları Tolgay Pekin ve Nazlı Pınar Aydın'a da neyin değiştiğini sordum. İşte ODTÜ Satranç Topluluğu'nun ünlü topluluk odasında kendileriyle yaptığım röportaj: T.P.: Ben buna "paket program" diyorum. Eğer güçlü bir takım kurmak için birinci masaya yabancı bir IM/GM ve bayan masayı unvanlı ve güçlü bir yabancı transfer edip arada Türk oyuncuları oynatmak birinci lige çıkmanın formülü haline geldi. Sizce yabancı oyuncu transfer ederek birinci lige çıkmak sağlıklı bir yol mu? N.P.A.: Bence yanlış. ODTÜ'yü düşününce öğrenci takımı olarak keyifliydi, keşke yabancılar gelmek zorunda kalmasaydı da tamamı ODTÜ'lü bir takımla yükselebilseydik. Üniversite liginde yer almamız daha mantıklı olur, ben hâlâ böyle düşünüyorum. Üniversite takımının tadı ayrı. Uzun vadede var olamayacağımızı düşünüyoum. Hiç yolu yok mu? Ligdeki hedefiniz ne olacak, çok erken belki sormak için ama? ODTÜ'de hep daha çok satranççı vardı daha önce birinci ligde oynayan Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi'nden sonra ODTÜ ancak 2008'de çıkabildi. Neden böyle oldu? N.P.A.: Sanıyorum diğer kulüpler bizim gibi kendi üniversitelerinden öğrencileri oynatmak konusunda daha az ısrarcı olduklarından. Ayrıca önceki yıllarda ikinci ligin, bugünkü Türkiye Kulüpler Şampiyonası'na göre daha zayıf olduğu da bir gerçek. ODTÜ Satranç Topluluğu'nun en aktif üniversite satranç topluluklarından birisi olduğunuzu biliyoruz. Etkinlik yelpazenizden biraz bahseder misiniz ? N.P.A.: ODTÜ içinde sık sık turnuvalar düzenliyoruz. Çeşitli seviyelerde kurslar var. Düzenli olarak organize etmek istediğimiz Türkiye çapında bir turnuva vardı; ancak ODTÜ yönetiminden 700 YTL gibi komik sayılabilecek miktardaki hakem ücretini koparamayınca, turnuvayı düzenleyemedik. Bir yandan Türkiye'nin en önemli satranç topluluğu olduğumuza inanıyorum, öteki yandan okul yönetiminden buraya gelirken bile harcırah almakta zorlandık...İstediklerimizi yapamadığımız da oluyor yani... T.P.: Ege Üniversitesi'nin düzenlediği güzel bir turnuva var. Işık Üniversitesi'nin birkaç yıldır düzenlediği bir turnuva var. Bu turnuvaların ortak noktası, satranç camiasının önde gelen isimlerinin önayak olması veya üniversite yönetiminin en üst seviyede (Rektörlük ya da Spor Kültür Daire Başkanlığı) desteklenmesi. Öğrenci topluluklarının orada da çalıştıklarını biliyorum; ama bizdeki etkinlikler daha çok tamamen topluluktaki öğrencilerin çabalarıyla oluyor. Diğer üniversitelerdeki turnuvalara mutlaka takım veya oyuncu göndermeye çalışıyoruz. Zaten bu amaçla oluşturduğumuz bir takım havuzumuz da var.
1.Ankara Takımlar Turnuvası, ODTÜ Kültür Kongre Merkezi'nde düzenlenmişti. Sportif anlamda kötü bir evsahibi olan ODTÜ, Tarık Selbes, Mehmet Kızılkaya, Özgür Akman ve Can Kabadayı'dan oluşan A takımıyla birinci olmuştu. Masanın arka tarafında ise topluluk üyeleri, Ankara'nın çeşitli üniversitelerinden ve yüksekokullarından gelen öğrencileri ODTÜ Kampüsü'nde ağırlamanın gururunu yaşadılar. İkinci sene bu kez aynı turnuva Vişnelik Tesisleri'nde düzenlenmişti. N.P.A.: ODTÜ Mezunlar Derneği'nin yaptırdığı bir program var. Gecekondularda yaşayan çocuklara gönüllü satranç dersleri verilmesi de program kapsamında bulunuyor. Topluluktan arkadaşlar bize destek veriyor. Çocuklar, ringlerle ODTÜ'ye taşınıyor ve ODTÜ içinde çocuklara dersler veriliyor. Ayrıca görme engelli çocukların okuduğu Gören Eller İlköğretim Okulu'nda Engelsiz ODTÜ Topluluğu ile ortak yürütülen bir çalışma sayesinde görme engelli çocuklara kurslar verilmektedir. Bu sene ikinci dönem çok verimli geçmese de geçtiğimzi yıl çok güzel geçmişti. T.P.: Hacklendikten sonra yenilediğimiz bir sitemiz de var. Önceki web sitemizde bir veritabanı oluşturup kendi sitemiz üzerinden ODTÜ içinde ve dışında yazışmalı satranç turnuvaları düzenlemeye çalıştık. Uludağ Üniversitesi ile bir yazışmalı maç yapıyorduk; ama onun da pek verimli geçtiğini söyleyemem. Yazışmalı satranç önceki yıllara göre iyi noktalara geldiyse de özellikle uzun sürmesi insanların, özellikle öğrencilerin sürekli ilgilenmelerini engelliyor. Tabii bu ayrı bir konu. Bir ara değinmen lazım! Akademik yılın başında düzenlediğimiz ve geçtiğimiz yıl üçüncü kez gerçekleşen "İlk Hamle Turnuvası" var, on iki kez düzenlediğimiz takımlar turnuvası ve Bahar Şenlikleri'nde açık havada verilen simültaneler var. Bu sene WFM Kübra Öztürk geldi. Önceki iki sene, IM Kıvanç Haznedaroğlu ve FM Yakup Bayram gelmedi. Eğitim hayatındaki başarıyla satrancın ne kadar bağlantısı var. Türkiye'de en başarılı öğrenci diliminin girdiği ODTÜ'de bu kadar çok satranççı bulunması tesadüf mü? Uzun yıllar sonra bu yıl Marmaris'te düzenlenen Üniversitelerarası Türkiye Şampiyonası'nda hem bireysel hem de takım olarak birinci olduk. Bunun nedeni en başarılı sporcuların okul nedeniyle bu turnuvalara katılamamaları da oldu. İstanbul Açık'ta IM normu alan ve Üniversitelerarası Türkiye Şampiyonu olan Tarık Selbes tabii ki bu konuda bizim gururumuz. Aslı Bayrak, milli takım kamplarından ve başka turnuvalardan dolayı programı uymadığı için gelemediği oluyor. Üniversite satranç topluluklarının geleceğini nasıl görüyorsunuz? Satrancı Türkiye'de en çok çocukların icra ettiğini düşünürsek gelecek daha parlak olur diyebilir miyiz? T.P.: Evet, gerçekten satrançla ilgilenen bir nesil yetişiyorsa, üniversiteye geldiklerinde durum daha iyi olacaktır. ODTÜ'de ilginçtir, satranç bilmeyen insan çok az ve şaşırtıcı bir şekilde çok sayıda öğrenci satrançla bir şekilde meşgul olmuş oluyorlar. N.P.A: Topluluk etkinliğine hiçbir zaman yeterli olmaz. Herkes doğal olarak daha çok oynamak istiyoruz. Biz de benim ve Tolgay'ın sırf organizasyonlarla uğraşması bu konuda etkili oldu ,tabii. Başka eklemek istediğiniz bir şey var mı? |




Ben ODTÜ'ye girdiğimde ise 1990'lı yılların güçlü genç oyuncuları arasında yer alan Emrah Papatya topluluk başkanıydı. Papatya'nın satranç topluluğu ile ilgili kişisel çabalarını, ODTÜ'de seçmeli satranç dersleri verildiğini de hatırlıyorum. Hatta bu dersin müfredatını gözden geçirmiştim. Satrancı o derste alan birisi tabii ki çok kuvvetli bir oyuncu haline gelemezdi ; ancak siz öğrenebilirsiniz" ; ama oldukça geniş bir satranç kültürüne sahip olabilirdi.
Tabii ki kendisini tanıyan satranç severler Tolgay Pekin'den bahsettiğimi biliyorlardır. ODTÜ Satranç Toplululuğu'nun üzerindeki ölü toprağını tam anlamıyla atıp, hem üniversite içinde hem üniversite dışında birçok etkinlik yapılmasını sağlayan Tolgay Pekin ve arkadaşları satranç sevgisiyle bir satranç ortamı yarattılar.




































